Derzeit sind leider keine Tickets verfügbar.
ALTIN GÜN
Jasper Verhuist, Gründer und Bassist der Band, sagt:
„Wir machen im Grunde dasselbe, was viele dieser Künstler gemacht haben: Wir spielen traditionelle türkische Stücke und Lieder, die von Volksmusikern geschrieben wurden.“
Nun haben sie mit ihrem fünften Album Garip diese Verbindung zu den Wurzeln der Volksmusik ganz bewusst in den Mittelpunkt gerückt. Das Album präsentiert eine Sammlung von Liedern, die ursprünglich alle von der türkischen Volksmusiklegende Neşet Ertaş geschrieben wurden.
Ertaş (1938–2012) war ein hochverehrter und sehr beliebter türkischer Sänger, Liedtexter und Bağlama-Spieler und verkörperte in der Moderne die uralte Tradition des Âşık – des Volkssängers, Barden und fahrenden Troubadours. Im Laufe seiner langen Karriere nahm er mehr als 30 Alben auf und schrieb Hunderte von Liedern – einige davon wurden später bekanntlich von Künstlern wie Barış Manço und Selda Bağcan aufgenommen.
Für Erdinç Eçevit, den Sänger, Keyboarder und Bağlama-Spieler von Altın Gün, ist die Interpretation einer Reihe von Ertaş’ Liedern eine Möglichkeit, zu seinen eigenen musikalischen Wurzeln zurückzukehren.
„Beide meine Eltern stammen aus der Türkei, aus derselben Gegend wie er“, erzählt er. „Das ist die Musik, mit der ich aufgewachsen bin. Als ich fünf oder sechs Jahre alt war, hatte mein Großvater immer Kassetten von Neşet Ertaş, und ich habe sie den ganzen Tag lang gehört.
SINEM
Für „Hatun“ hat sich Sinem wieder Klassiker vorgenommen von Sezen Aksu, Erkin Koray und anderen, die eine besondere Bedeutung für sie haben und sie schon lang begleiten.
Hatun wusste immer, was sie will. Hatun packte ihren Koffer und fuhr nach Deutschland. Ihr Mann blieb, erst später kamen er und die Kinder nach. Da hatte Hatun längst Arbeit in einem Dorf in Oberbayern gefunden und sich mit Klugheit, Fleiß und Umsicht unentbehrlich gemacht. Heute ist Hatun alt, sie wird vergesslich. Aber eines hat sie gut verstanden, und das vergisst sie nicht: Sinem macht Musik, sie singt und tanzt auf Bühnen. Nun hat Sinem schon ihr zweites Album aufgenommen und das wird ihren Namen tragen: „Hatun“. Ein Bild von ihr, der jungen Hatun, wird auch auf der Platte abgebildet sein. Sinem ist ihre Enkelin, und die weiß, was sie will.
***********************************************************
ALTIN GÜN
Ne kadar uzaklara gitmiş olurlarsa olsunlar, onları bu müziğin ilk öncülerine ilham veren aynı Anadolu halk geleneklerine bağlayan güçlü bağı her zaman korudular. Grubun kurucusu ve basçısı Jasper Verhuist şöyle diyor:
“Biz aslında bu sanatçıların birçoğunun yaptığı şeyin aynısını yapıyoruz: Türk halk müziğinden gelen geleneksel eserleri ve halk ozanları tarafından yazılmış şarkıları çalıyoruz.”
Şimdi ise beşinci albümleri Garip ile bu halk müziği kaynağıyla olan bağlarını ön plana çıkardılar. Albümde, tamamı aslen Türk halk müziğinin efsanevi ismi Neşet Ertaş tarafından yazılmış şarkılardan oluşan bir seçki yer alıyor.
Ertaş (1938–2012), Türkiye’nin çok sevilen ve büyük saygı gören şarkıcı, söz yazarı ve bağlama sanatçılarından biriydi. Aynı zamanda, halk ozanı ve gezgin âşık geleneğinin kadim mirasını modern çağda sürdüren önemli bir temsilciydi. Uzun kariyeri boyunca 30’dan fazla albüm kaydetti ve yüzlerce şarkı yazdı. Bu eserlerin bazıları daha sonra Barış Manço ve Selda Bağcan gibi sanatçılar tarafından da seslendirildi.
Altın Gün grubunun vokalisti, klavyecisi ve bağlama sanatçısı Erdinç Eçevit için Ertaş’ın eserlerinden oluşan bir seçkiyi yorumlamak, kendi müzikal köklerine dönmek anlamına geliyor.
“Anne ve babamın ikisi de Türkiye’den, onun geldiği aynı bölgeden,” diyor. “Ben bu müzikle büyüdüm. Beş, altı yaşlarındayken dedemin her zaman Neşet Ertaş’ın kasetleri olurdu ve ben onları bütün gün dinlerdim.
SINEM
“Hatun” için Sinem, kendisi için özel bir anlam taşıyan ve uzun zamandır hayatına eşlik eden Sezen Aksu, Erkin Koray ve başka sanatçıların klasikleşmiş şarkılarını yeniden ele aldı.
Hatun ne istediğini her zaman bilirdi. Bavulunu topladı ve Almanya’ya gitti. Kocası geride kaldı; ancak daha sonra o da çocuklarla birlikte Almanya’ya geldi. O zamana kadar Hatun, Yukarı Bavyera’daki bir köyde çoktan iş bulmuş, zekâsı, çalışkanlığı ve sağduyusuyla kendisini vazgeçilmez kılmıştı.
Bugün Hatun yaşlandı ve artık unutkanlaştı. Ama bir şeyi çok iyi anladı ve bunu unutmuyor: Sinem müzik yapıyor, sahnelerde şarkı söylüyor ve dans ediyor. Sinem şimdi ikinci albümünü de kaydetti ve bu albüm onun adını taşıyacak: “Hatun”.
Albüm kapağında Hatun’un gençliğine ait bir fotoğrafı da yer alacak. Sinem onun torunu ve o da ne istediğini biliyor.